Kitabında
tasavvuf ve müspet ilmi araştırmaya dalmış ve bir hayli de yol
almış olan yazar,birçok eseri incelemiş olup, ilmi ve manevi
alanda geniş bilgiye sahip olduğu görülmektedir.
Modern ilim her
gün yeni gelişmeler kaydediyor.
Biz insanlar
maddi bakımdan erişmiş olduğumuz tekamül seviye ve hamlelere
rağmen, düşüncesizliğin ve taassubun dar mahdut kalıpları
içerisinde sıkıştırıp maksat ve gayesinden saptırdığı basit
düşünce tarzının tesiri altında, dini ve manevi bakımdan maalesef
yeter derecede bir gelişme kaydetmemişizdir.
Müspet ilimle
dini verilerin birleştirilip, bu noktada çalışmalar yapıldığı
zaman, eminim ki ilmi gelişmeler de büyük ufuklar açılacak, izah
edilemeyen bir çok şey mantıklı çözüme kavuşacaktır.
Yazarımız,
kitabında bu konulara cesaretle girmiş, okurlara “yaratılışın ve
işleyişte ki tekniğin” nasıl olduğuna dair yeni bir görüş
getirmiş, uzun senelerden beri üzerinde dahi düşünülmeyen bir
eseri bize sunmuştur. Bir boşluk bir arayış içerisinde olan
insanlığa ışık tutmakta, okuyup üzerinde inceleme yapmaya değer
bir eser olup, iyi incelendiği takdirde Bilim Dünyasının düşünce
ve inanç ufkunu çok değiştireceğine ve genişleteceğine eminim.
Bu hususta
yazara çok teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim.
Prof. Dr. Yılmaz Özkan
Eser’e İthâfen
Mülâhazalar
Tarih boyunca
aklı-selim İnsan’lar; Mutlaka kendilerini bir Yaratıcının yaratmış
olduğuna inanmakla beraber, Nasıl yaratıldıklarını da hep merak
etmişlerdir. Bu husus herkesin tabiatında tabiî bir olgu olarak
daima olagelmiş bir arzu olarak hep sürüp gitmiştir.
İnsanlar; İnsanlık
Alemine gelen ilâhi Mesaj’lardan Ulu Yaradan’ın Allah c.c.
olduğuna inanmakla beraber: Gerek yaşadıkları zamanların İlâhi
Mesajlarının sırlarını çözmeye çalışarak, Gerekse; Zamanlarında,
Bilimin ulaşabildiği İlmî Veri’lerden yola çıkarak, nasıl
yaratıldıklarını öğrenmek istemişler ve bu iştiyâk içinde hep
yanıp tutuşmuşlardır.
Çeşitli sebeplerden
dolayı, Zamanın ilmî Veri’leri; Dinî çevrelerce yeterince bilinip
nazarı itibara alınmadığından, ilâhi Mesajlar Din Adamlarınca tam
yorumlanamamış olmakla beraber; İlim Adam’larınca da ilmî
Verî’ler, ilâhi Mesajlar ışığında yorumlanmadığı için Din ile
Bilim’in ve dolayısiyle Din Alimleri ile Bilim Adamlarının
biribirlerine zıt düştükleri gibi bir tezâd ortamı günümüze dek
hep yaşanmıştır.
Mezkûr
mülâhazalar (Zikredilen Düşünceler) içerisinde, Ben’de;
İlerleyenYaşım ve Emekli olup biraz daha fazla zaman bulabildiğim
bir dönemde elime geçirdiğim, maneviyâta dönük tasavvufî Eserleri
–bilhassa Abdülkadir Geylâni ve Şeyhül Ekber Mûhyiddin’i Arabî’nin
Eserlerini, Gaybî Sun’ûllah’ın Divânını-
okumaya,
anlamaya çalışıyordum.
Nereden
geldiğimizi, nereye gideceğimizi, nasıl yaratıldığımızı, Zaman ve
Mekân’ın aslını öğrenmek istiyordum ki; Üç Sene kadar önce bir
gün;
(Zaman zaman,
yeni çıkmış tasavvufî eserler var mı acaba diye gittiğim),
Kitapçı Dükkânlarının birisinde karşıma; Eşantiyon olarak
bırakılmış. -YARATILIŞ TEKİLLİĞİ ve İŞLEYİŞTEKİ TEKNİK- İsimli bir
Kitap çıktı.
Mithat Sözmez
Bey Efendi’nin elinizdeki bu çok kıymetli;
(Mutlaka bir
gün, çok baskı yapacağına ve satacağına bütün kâlbimle inandığım)
-Şah-Eserinin daha ilk baskısını ilk ele geçirdiğimde ve
okuduğumda; Kendisinin böylesine çetrefil bir Konu üzerine kitap
yazmak gibi medenî bir cesaret göstermesine ve bunu da büyük bir
liyâkat ve belâgat ile başarmış olmasına büyük hayranlık duydum.
Bu Güzel Eser’e
ithâf’en kaleme aldığım naçizâne –O’dur Serâpa Olan- isimli
Şiir’imi sunarken, Değerli kitabını ithâf ettiği Anne ve Babasına
ben’de iki Alemde Cenabı Allah’dan Rahmet diliyorum. Kendisinin
de Say ve gayretlerinin Cenabı Allah nezdinde makbûl olmasını
niyaz ediyorum.
Ayrıca; büyük bir edep
ve vebâl endişesi içinde kaleme almış olduğu görüşlerinde isabet
kaydetmiş olmasını diliyorum
Ahmet Refik Tavşanlı